Fırat Esmer

Microsoft Yazılım Teknolojileri

Visual Studio Eklentisi - UWP Tile Generator

Windows 10 piyasaya sürüldükten sonra Universal Windows Platform (UWP) ile ilgili biraz araştırma yapıp bir kaç ufak uygulama geliştirmiştim. Uygulama geliştirme esnasında kolaylık sağlayan bir kaç ipucundan bahsedeceğim. Bu başlık altında bunlardan bir tanesi olan UWP Tile Generator eklentisinden bahsedeceğim. Nedir bu eklenti, ne işe yarar? Başlayalım...

Windows 10 bize ne demişti? Tüm cihazlar tek bir işletim sistemi çalıştıracak, tek bir market altında tüm uygulamalara ulaşılabilecek. Bunun önünü açan tabi ki UWP'den başka bir şey değil. E tabi bunun yanında ufak bir kaç sorun geliyor mesela her cihazın ekran boyutu farklı olduğu için açılış ekranında gözüken resim (splash screen) veya işletim sisteminin başlat menüsünde bulunan kutucuğun boyutu (small, medium, wide, large) da değişken olabiliyor. Zaten Windows mağazasına koyacağınız UWP uygulamanızın farklı ekran boyutlarını destekliyor olması lazım. Sebebi de aşağıda belli.

Windows Phone Emulators

Hal böyle olunca uygulamanın package.appxmanifest kısmında istenilen oranlarda uygulamanızın kaynağını (Tile Image & Logo, Splash Screen, Badge Logo) yüklemeniz gerekiyor.

Visual Studio üzerinde UWP uygulaması açtığımızda default olarak Assets klasörü altında 7 adet dosya oluyor fakar bunlar boş içerikli.

UWP Assets

Şimdi tek bir tıkla tüm boyutlarda kaynak üretebildiğinizi düşünün. İşte burada UWP Tile Generator eklentisi devreye giriyor. Tüm hepsini silin ve bir tane bırakın. O da sizin default kaynak dosyanız olsun. Örnek olsun diye Microsoft logosunu koyacağım.

NOT :

  • Eklentiyi kullanabilmek için Visual Studio 2015 versiyonları dışında çalışmamaktadır. Zaten UWP development için Visual Studio 2015'e ihtiyacınız var,
  • .PNG uzantılı olmasına, 400x400 boyutundan daha büyük ve padding olmamasına dikkat edin aksi takdirde uyarı almanıza rağmen çalışacaktır fakat kötü bir görüntüye sahip olacaktır.

Assets altında bulunan tek dosyamıza sağ tıklayıp "Generate UWP Tiles (ve Splash)" dediğinizde ise size ihtiyacınız olan tüm boyutlarda dosyaları hazırlayıp Assets klasörü içerisine yerleştirecek. Durun, bitmedi! Package.appxmanifest dosyasında da (bu dosya uygulamanızı mağazaya koymadan önce gerekli ayarları barındırıyor) gerekli yerlere koyuyor bunları. Size ise sadece uygulamayı çalıştırmak kalıyor.

Çıktıyı ve programın açlış görüntüsünü gösterelim ve bu işi bitirelim.

Visual Studio Assets

(Uygulamanın arka plan rengini blog renginden ayırmak için kararttım)

Son olarak başlat menüsünde Tile Image'a bakalım. Wide'da böyle görünüyor.

Siz de benim gibi bu tür görsel işlerle uğraşmaktan nefret ediyorsanız buyrun eklentiyi kullanın.

Eklentiyi indirmek (ücretsiz) için buraya tıklayabilirsiniz, görüşmek üzere.

Desktop App Converter Hazır

Microsoft'un mağaza uygulama çeşitliliğini ve sayısını artırmak ve daha önceden yazılmış .NET kodunun tekrar tekrar yazılmasını engellemek adına Windows uygulamalarınızı (.NET Framework 4.6.1 veya Win32) Universal Windows Platform'a (UWP) çevirmenizi mümkün kılan aracı Desktop App Converter indirilmeye hazır.

Microsoft'un yeni vizyonunun bir parçası olan ve Windows 10'un piyasaya sunulması ile her ürün ailesinin aynı uygulamayı farklı cihazlarda çalıştırabilmesi için yazılımcılara kolaylık sağlayan bu araç aslında sadece komut isteminden ibaret. Uygulamanızın nerede olduğunu ve çevrilmiş halinin de nereye konulacağını (bunun yanı sıra yayıncı, versiyon vs.) parametreler şeklinde sizden istiyor ve son kalan işlem de bunu deploy etmek oluyor. Ortaya nasıl bir şey çıkıyor denemedim, ihtiyacım olana kadar da denemeyi düşünmüyorum. Fakat siz merak ediyorsanız;

Windows mağazasından indirmek için buraya, hakkında detaylı bilgi almak için de buraya tıklayabilirsiniz.

MSDN üzerinde bulunan teknik detayları da buradan görebilirsiniz.

LG - Şikayet

LG

Merhaba arkadaşlar. Gün geçmiyor ki kapitalist sistemin "rekabet kaliteyi artırır yalanıyla" yine çok uluslu bir firmanın mağduriyetini yaşamayalım. Bu sefer bize kazık atan firma : LG.

"Merhaba. Benim param var ve paramla hizmet satın alıp mağduriyet yaşamak istiyorum." mu diyorsunuz? O halde doğru yerdesiniz. LG, Life is Good. Life is Good çünkü sattıkları ürünlerin hizmetini sağlayamıyorlar. Yani hayat onlara güzel, bize değil.

Anneme ait LG G2 model telefonumu dün Android 4.4.2 (KitKat) versiyondan Android 5.0.2 (Lollipop) versiyonuna yükledim. Yüklemeden önce de tüm medya dosyalarını manuel yedekledim. Geri kalan tüm uygulamaları, rehberi, ayarları ve mesajları ise LG'nin resmi (official) Windows uygulaması LG PC Suite aracılığıyla yedekledim. Anlayacağınız kafam rahat, güncelleme de bitmiş şimdi yapılması gereken tek şey yedeği geri yüklemek... Ve Murphy Kanunları devreye girer. Yapılması gereken tek ve en önemli iş olan yedeği yüklemek terleten boyutlara ulaşmaya başlar. Söz konusu elektronik ortamda bir sorunu gidermekse genelde içimiz rahat olur çünkü her şeyin bir çözümü internetin en derin ve karanlık köşesinde de olsa bulunur ve çözüme kavuşulur. Benim sorunum için yapılacak hiçbir şey yoktu, çünkü LG'nin resmi uygulaması LG PC Suite yedeği yükleme işlemi çalışmıyormuş. Evet, çalışmıyormuş. %100'de takılıyor, devamı gelmiyor.

Tabi ben daha umudumu yitirmeden önce LG destek sayfasına girdim. Baktım ki destek birimiyle chat yapabiliyorsunuz fakat gece geç saatler olduğu için ben de ABD merkezli desteğe bağlandım. Konuştuk ve bana sunabildikleri tek çözüm yedeği yükleme işleminde %100 olsa bile 3-4 saat beklememmiş. Ben de bir bildikleri vardır diye bekledim fakat 20-30 dk. sonra uygulama kendisi "telefonunuzun bağlantısı koptu" diye uyarı veriyor ve işlem iptal oluyor. Yani bırakın 3-4 saati yarım saat bile bekleyemiyordum, yani tırt. Bir daha bağlandım. Nereden bağlanıyorsunuz dedi ben de dürüstçe (?) Türkiye dedim ve o an anladım. "O halde LG Türkiye ile irtibat kurmanız gerekiyor" dediler. "Ne alaka peki?" dedim. Dil ayarları farklı filan sıktılar 1-2 şey ve kapattık. Sabah oldu LG Türkiye müşteri destek ile chat yapmaya başladım. Dedim ki "yazılımcılarınıza söyleyin, yapamayacaklarsa programı bana haber verin ben yapayım bari?" Çünkü çalışmayan bir programa güncelleme yayınlamak, güncelleme kontrolü yaptırmak nedir yani... LG Türkiye ise daha büyük bir komediye imza attı. Telefonumun IMEI numarasını istediler, verdim. Bu telefon LG Türkiye adına kayıtlı değil, nereden aldıysanız orası ile irtibar kurun dediler ve kapattılar. Bu telefonu da abim senelerce önce internet üzerinden fakat Türkiye'den aldı. Düşünsenize ben bunu X.com adlı bir siteden alıyorum ve satın aldığım yer ile irtibat kurup "LG PC Suite programı yedeği yükleyemiyor ne yapmamız lazım?" diyorum. Böyle saçmalık mı olur be? Adam "Ne bileyim ben? Programı yazan ekipten biz mi sorumluyuz?" diyecek haklı olarak. Geriye de LG kalıyor fakat LG de yardımcı olmuyor.

Şimdi saçmalıkları bir sıralayalım:

  1. Böylesine ciddi bir durumda kronik soruna sebep olan yazılımın LG'ye ait olması yüz kızartıcı,
  2. Telefonumun sistemde bulunamaması bir facia,
  3. Programda bulunan bir soruna yaklaşım biçimleri önce müşteri olup olmadığınızla başlıyor. Programda hata varmış, şirkete zarar verebilirmiş, müşteri desteği kalitesi filan bunlar yalan dolan arkadaşlar. Bu sözler bu toprakları terk edeli çok oluyor,
  4. Bu program öyle geliştirilmesi yıllar önce bitmiş bir program değil, ara ara güncelleme almasına rağmen bu sorun devam ediyor.

Sorunun programda değil de telefonda olmadığını nasıl anladım? İnternette sorunla ilgili arama yaptığım an umudumun kalmadığını anladım. Herkes aynı sorundan muzdarip. Sadece G2 de değil. G3'te de aynı sorun var G4'te de, G5'te de. Kimse aldığı yedeği tekrardan telefonuna yükleyemiyor.

Yine olan bize oldu. Verilerimizi kaybettik az buz değil. Dijital ortamda başınıza gelebilecek en kötü senaryolardan birisi bana göre.

Üstad George Carlin bundan bahsetmişti : "Reklam Ninnisi"

İzlemeyeceğim özet geçer misiniz diyenlere buyrun :

Bir daha LG AS-LA.

2 Yılın Ardında Buradayım!

 

Son yazım 5 Temmuz 2014 tarihli olunca bloga giren kişiler muhtemelen "başka bir blog yazarı daha bıkmış çekip gitmiş bu diyardan" demiştir. Demeyin, gizli gizli bloguma her gün bakıyordum. Peki beni 2 yıl alıkoyan sebep neydi? Çok basit. BlogEngine'ın yeni versiyonunda kullanılan WebApi'ler hosting'te Full Trust yetkisi istiyordu. SadeceHosting'te de Full Trust yetkisi verilmiyordu, en fazla Medium Trust yetkisi veriliyordu. Dolayısıyla yönetici paneline giremedim, ben de pek üstüne düşmedim, düne kadar. Çünkü süresi doldu ve süreyi uzatmadım.

Şimdi bir bakalım buralarda yokken neler oldu yazılım dünyasında

1. Windows 10 ve Universal Windows Platform (UWP)

Windows 10 işletim sistemi çıktığında tüm Windows ürün ailesinde çalışmak, kısacası tek bir Windows'u her yerde kullanmak uygun görüldü. Buna masaüstü, telefon, Xbox, IoT ve HoloLens dahil. Kısacası tüm ürün ailesinde çalışacak. Bunun için yeni bir platform oluşturuldu buna da Universal Windows Platform (UWP) dendi. One platform to rule them all. Daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. Bu arada daha önceden yazmış olduğunuz uygulamarı (iOS, Windows Runtime 8.x, Windows Phone Silverlight) UWP'ye convert eden (bridge) projeler hakkında buradan bilgi alabilirsiniz. Böylece Windows Store uygulama sayısında artış sağlanacak, asıl amaç budur.
UWP programlama yapıyorum, çok basit sadece belli Windows ürün ailesi için spesifik API'lere ihtiyaç duyabiliyorsunuz, gerisi bildiğiniz Microsoft yazılımı :)

Universal Windows Platform

2. Microsoft ve Open Source (Açık Kaynak)

Microsoft yıllarca "open source" olmamakla anıldı ve sonunda şirket politikasında değişikliğe gidildi. Artık .NET Framework hem açık kaynak hem de platform bağımsız oluyor. Kıscası Linux (Ubuntu, Debian vs.) ve MacOS üzerinde çalışacak. Hatta bunun için Linux ve MacOS üzerinde çalışan Visual Studio Code editörünü de yayınladı. İsimlendirmeler .NET Core 1 (.NET Core 5), ASP.NET Core 1 (ASP.NET 5) ve Entity Framework 7 ise Entity Framework Core 1 şeklinde değiştirildi ve yavaş yavaş .NET Framework'deki özellikleri aktarılıyor.

Ayrıca GitHub üzerinde açık kaynak yazılıma en çok katkıda bulunan şirketlerin başında geliyor Microsoft. Bunların arasında Visual Studio Code, TypeScript, EntityFramework, .NET Core, ASP.NET Core, .NET Compiler Platform (Roslyn), Microsoft Edge JavaScript Engine Chakra gibi projeler de yer alıyor. Listenin tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.
(Açık kaynak açık kaynak diye bağırmakla olmuyor gidin katkıda bulunun)

GitHub Contributor

3. Microsoft Xamarin'i Satın Alır

Xamarin, Visual Studio IDE aracılığıyla (veya kendi IDE'si Xamarin Studio) ve C# dilini kullanarak Android, iOS ve Windows Phone uygulamaları geliştirmemizi sağlayan uygulama geliştirme platformudur. Muhtemelen de çoğunuz Xamarin'i duymuştur. Microsoft'un Xamarin'in iOS, Mac ve Android SDK'larını da açık kaynak haline getirmesi ayrı bir güzellik. UWP de cross-platform olsa tadından yenmez, orası beklemede.

Xamarin

4. Steve Ballmer Gider, Satya Nadella Gelir

Microsoft CEO'su projelere ne derece müdahale ediyor, hangi CEO zamanında hangi kararlar alındı bilmiyorum fakat Steve Ballmer Microsoft'un en sevilmeyen (zaten Bill Gates'ten sonra sadece kendisi var) CEO'su olsa gerek. Bu sebeple Satya Nadella geldiğinde özellikle yazılımcılar hafiften bir heyecan yaşadı. Hazır Nokia satın alınmış, geldiğinde verdiği ilk söz "Mobile First, Cloud First" olmuştur (aslında Microsoft'un yeni vizyonu buydu). Sanırsınız akıllı telefon piyasasında kaybedilen topraklar geri alınacaktır... Sanıyorsunuz? Amma ve lakin yanılıyorsunuz. Bu seneki Build 2016 konferansında "bu sene Windows Phone'a yoğunlaşmayacağız" dendi. Hakikaten de öyle oldu Mobile gitti Cloud kaldı. Azure ve Office 365 coştukça çoşuyor. AWS ile mücadelede sürekli Forbes 500 şirketlerinin kullandığı teknolojiden ve Azure'un getirdiği karlardan bahsediliyordu ama Windows Phone 8 kullanıcılarının bir çoğu Windows Mobile 10'a bile geçemedi. Kısacası Windows Mobile bırakın olduğu yerde kalmayı yapılan araştırmalar sonucunda gördük ki geriledi de geriledi... 2017 sene başlarında Surface Phone duyurulacak gibi söylentiler var. Sürekli amiral telefonu olmadığı için başarısızlığa mahkummuş gibi gösteriliyor ama çoğu kişi sorunu biliyor : Windows Store App GAP (ve bence işletim sistemi diğerlerine göre her ne kadar stabil olsa da çoğu yönden eksik).

Microsoft'un dönüşüm içerisinde olduğu bir gerçek fakat adamı delirtmeye de devam ediyorlar. Hele o çıkardıkları uygulamaları ilk Android ve iOS'a getirmek nedir yahu... Microsoft Edge de tırt. Chrome gibi materyal dizayna mı özendiler nedir iğrenç bir görünüme sahip olmuş. Tablar, açılış sayfası ve ayarlar sekmesinin profesyonellikten uzak hazırlanışı bana yine olmamış dedirtti. Performans mı? Ehh...

Yeni makalelerle burada olacağım ufak bir "previously on development" oldu bu.

Hewlett Packard - Şikayet

Hewlett-Packard

Bu yazımda, IT sektörünün önde gelen firmalarından birisi olan HP ile ilgili görüşlerimi yazacağım. Tabi ki durup dururken övmeyeceğime göre bu yazı bayağı isyan ve öfke dolu olacak.

2010 yılının yanlış hatırlamıyorsam Eylül ayında laptop alma ihtiyacı duydum. HP'nin "dv6-3050et" modeli önerildi. 2 bin TL'ye yakındı. i7 3.nesil işlemcisi, 4 GB ram'i, ATI Radeon HD 5xxx serisi ekran kartı vardı. Fena değildi. Tasarımı da hoştu. Aldım... Ve kabus başladı.

İlk 4 ay gibi bir süre performansın dibine vurdum. Adeta uçuyordum. Sonra laptop inanılmaz absürd derecede ısınmaya başladı. Zaten tasarımında fan deliklerinin hep hatalı yerde olduğuna dair kuşkularım vardı ama neyse diyordum. Artık diyememeye başladım. 90 dereceye gelip kapanmalar başladı. Kaldı ki bir programcı olarak bilgisayarın püf noktalarını, nasıl kullanılması gerektiğini ve periyodik bakımlarının ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğini biliyordum lakin onlar da işlememeye başladı. Artık laptop bana itaat etmemeye başladı. Ben onun kölesi olmuştum.

Soğutucu aldım, tüm gereksiz işlemleri sonlandırdım, driverlarımı (sürücü) güncel tuttum yine olmadı. Laptopun içini açtım tüm fan deliklerini sıkıştırılmış hava temizledim. Termal macun sürülmesi gereken yerlere sürdüm. Zaten laptopun içini açtığımda termal macuna dair bir şey yoktu, hepsi buharlaşmış atmosfere karışmıştı. Bir süre daha 65-70 derece civarında gezdi. Gülmeyin, bu benim için bir başarıydı. Sonraki günler yine sapıttı. Artık son noktaya geldiğimde youtube videosu izlediğimde 5 dk. sonra kapanmaya başladı.

Bu işin bir de sosyal etkisi var. "Fırat programcı adamsın bu ne biçim laptop", "sen bu işlerden anlardın ne oldu da böyle boktan bir laptopa kaldın", "benim laptop bile i3 ama kaldırıyor" tarzı arkadaşlarımın söylemleriyle eziliyordum. HP'nin dv6 serisinden önceki modellerinde sorun varmış, ama bu seride düzeltilmiş sözleri de etkiliydi beni bu laptopu almamda. Kaldı ki "Elitebook" serisi bir kamyonu rampada durdurabilecek büyüklüğe sahip olmasına rağmen güçlü bir makineydi. Bu olmamıştı. dv6 olmamış HP. Bir arkadaşım da laptopu aldığım vakit bana güvenerek laptopu almış ve bana "moruk benim laptop sürekli ısınıp kapanıyor" dediğinde içim kan ağlıyordu.

Servise vermek benim için kabul edilebilir bir şey değildi çünkü programcı adamın bırakın 15 günü 1 gün bile laptopsuz kalması o kişi için karanlık çağın belirtisidir. İşler bizi bekliyor nereye servise veriyorsun? Vursan vuramıyorsun böyle bir ikilemde kaldım. Servisi aradığımda temizlik ile ilgili yapmam gerekenleri söylediler ki inanın zaten yaptım. Bir seçenek daha sundular. Sıkı tutunun... BIOS GÜNCELLEMESİ. Evet, bir BIOS güncellemesi her şeyi çözebilirmiş. Bana 10 KB'lık bir exe yolladılar ve çalıştırıp sonuçlara tekrar bakmamı istediler. Ah... Hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Tabi ki olmadı. Konu güncellemelere gelmişken şunu da belirteyim. Windows 8 yükledim, evet bir hata yaptım Windows 8 için driver var mı yok mu bakmamıştım. Yokmuş. 2010 yılında çıkan bir laptopun Windows 8 için driver sunmaması gülünç. Böyle şirket olmaz olsun dedim. Olmadı, o yıl yanlış hatırlamıyorsam 9 milyar dolar gibi "oh dedirten" miktarda zarar yazdılar hanelerine. Türkiye'deki çoğu teknik destek birimini kapattıklarına dair duyum aldım. Hatta işten çıkartılan bir kişi benim arkadaşımdı. Yazıcı kartuşu bittiğinde yazıcıdan daha pahalı kartuşu satmaya benzemez bu işler HP.

Şimdi böyle bir laptopa sahip olmanın avantajlarını yazacağım

  • Çıkardığı ses bir Apache helikopterininkine yakın olduğu için sizi bir nevi helikopter sürüyormuş havasına sokuyor. Karşınızda sizin sahip olduğunuz askerin 10 katına sahip bir ordu ile karşılaşırsanız hemen 2-3 tane dv6 model HP laptopu yan yana açın "bu adamların ne manyak hava gücü var" diyerek arkalarına bakmadan kaçacaklardır.
  • Üşüme derdine son. Tabi, bu kadar ısınıp da ortamı ısıtmaması mümkün mü? Küresel ısınmanın veya buzulların erimesinin gerçekten çok-uluslu şirketlerin, devletlerin veya 3-5 ineğin osuruğu ile sera gazının artmasına bağlıyorsanız yanılıyorsunuz. Suçlu : HP dv6.
  • Dayanıklılığna gelirsek, bu kadar sıcaklığa dayanan dış kaplama size aktif bir volkanik yanardağın yanında çalışma fırsatı verebilir. dv6 model HP laptopun üzerine sıçrayacak lav parçası inanın sönecektir. Sen kimsin ki dv6'nın üzerine sıçrıyorsun? Kendini daha mı sıcak sanıyorsun nedir yani?

Touchpad'inin de inanılmaz boyutlarda kalitesiz olduğunu belirteyim.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

Bir daha HP AS-LA.

Visual Studio 2013 İçin Kod Arama Eklentisi

Visual Studio 2012

Microsoft Research'ün programlama işi ile ilgilenenlere ufak bir sürprizi var : Bing Code Search Add-in for Visual Studio 2013

Öncelikle eklenti,yazmak istediğiniz kod bloğunu nasıl yazmanız gerektiğini bilmediğiniz durumlarda can kurtarabiliyor. Kod bloğunu yazacağınız kısımda IntelliSense'i açın. IntelliSense açıldığında en üst sırada "How Do I.. (Nasıl yaparım)" seçeneği mevcut. Bu seçenek tıklandığında bir ekran açılıyor ve aramak istediğiniz kod bloğunu yazıyorsunuz. Ekranda size satır satır sonuçlar dönüyor. Bunlardan herhangi birisini seçtiğinizde ise (şimdilik 4 partner var: MSDN, stackoverflow, dotnetperls ve csharp411) kod bloğu önünüze çıkıyor. Ayrıca oylama seçeneği de mevcut böylece yüksek oy almış kod bloğunu direkt olarak kendi kodunuza ekleyebilirsiniz. İsterseniz Microsoft Research tarafından yapılmış bu demoya bakabilirsiniz.

 

Get Microsoft Silverlight

Eklenti şimdilik indirilebilir durumda değil lakin bir kaç gün içerisinde indirilmeye sunulacakmış. Daha fazla bilgi ve deneme için buraya tıklayabilirsiniz.

Visual Studio 2013 Update 1 Hazır

Visual Studio 2012

Visual Studio 2013 için ilk güncelleme hazır. Microsoft'un özellikle Windows 8'in piyasaya sürülmesiyle değişikliğe gittiği yeniliklerden birisi de Service Pack yerine Update tabirinin kullanılması. (Benim gözümde pek önemli değil açıkçası)

Visual Studio 2013 çıkalı çok olmamıştı ki ilk güncelleme içerisinde gelen bazı yenilikler:

  • IntelliTrace Viewer Internet Explorer 9 desteği,
  • ASP.NET MVC 5.1 desteği,
  • SignalR 2.0.1 desteği,
  • Nuget 2.7.2

... listenin devamı ve Visual Studio 2013 Update 1'i indirmek isterseniz buraya tıklayın.

Visual Studio'yu Voice Commands Eklentisi Sayesinde Sesinizle Yönetin

Visual Studio 2012

Biraz sonra bahsedeceğim Visual Studio eklentisi Mads Kristensen tarafından yazılmıştır. Kısaca Mads'ten bahsedeyim. Kendisini öncelikle BlogEngine.NET projesiyle tanıdım. Daha sonra bloğunu takip ettikçe Visual Studio eklentileri yazan (Web Essentials, Image Optimizer vb.) Microsoft çalışanı olduğunu gördüm. Şimdi ise ses ile Visual Studio'yu kontrol etmemizi sağlayan yeni eklentisi ile karşımızda.

Söz konusu yazılım olduğunda biraz tembelleşebiliyorum. Visual Studio 2012, diğer sürümlerine göre bir çok yenilikle karşımızda. Böyle olunca yenilikleri aramak da zaman alabiliyor, can sıkabiliyor. Bu yorumlar benim için geçerli tabi. Mads Kristensen'in çıkardığı bu eklenti sayesinde ses komutlarıyla Visual Studio'ya iş yaptırabiliyoruz. Örnek vermeyeceğim, aşağıda bir demo videosu paylaşacağım. Öncesinde bilmeniz gereken bir şey var; eklentiyi kurduğunuz zaman eklentinin menüdeki seçeneğine kısa yol atamanız gerekiyor. Kısa yol atamazsanız "Tools -> Start Listening" sekmesine tıklamanız gerekiyor ki bu da işlevine ters. Kısa yol ataması yapmak için "Tools -> Options -> Keyboard" sekmesinden işleminizi gerçekleştirin. Bunun da bir ekran görüntüsünü paylaşayım.

Start Listening Kısa Yol Ataması

Uygulamanın nasıl kullanılabileceğini anlatan Mads Kristensen tarafından hazırlanmış kısa bir video.

Get Microsoft Silverlight

Şu an için prototip olarak öngörülüyor ancak yine de pencereleri açmamızı veya yaptığımız işlemleri geri almamızı sağlayabiliyor. Henüz sınırını bilmiyorum, test ediyorum.

Eklentiyi indirmek için buraya tıklayınız.

Visual Studio 2012 C++ Image Watch Eklentisi

Visual Studio 2012

Microsoft Research bloğunda gördüğüm ilginç bir haberi ele alacağım bu sefer. Tabi, söz konusu research olunca konu da ilginç olabiliyor. Neyse ki bu haberi çok eskiden görmüştüm ancak varlığını unutmuşum ancak tekrardan karşıma çıktı. Şimdi ise bundan kısaca bahsedeyim.

Visual Studio'da kod debug edilirken söz konusu resim olduğunda tam olarak ele alınan resme ne olduğunu göremiyorduk. Bunun için "Image Debug Visualizer "gibi eklentilerle çalıştık. Sanırım... Ben çalışmadım ancak internette bu işlerin bu yolla halledildiği söyleniyor. Gelelim C++ için resim debug etmeye. C++ programlama dilini bilmediğim için (ancak göz diktim) bırakın ne gibi eklentileri olduğunu Visual Studio üzerinde proje bile açmadım.

Microsoft tarafından yayınlanan resmi eklenti seçeneğiyle image debug etme işlemi çok kolay görünüyor. Dediğim gibi eskiden nasıl yapılıyordu bilmiyorum ancak resmi sayfalarında yayınladıkları 7 dakikalık videoyu izlediğimde çok basit olduğunu gördüm. Aşağıda debug edilen bir resim örneği mevcut.

Image Debug Örneği

Yayınladıkları video ise:

NOT : Eklentiyi sadece Visual Studio 2012 Update 1'in üzerine kurabilirsiniz.

Eklenti hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız buraya, eklentiyi indirme istiyorsanız buraya tıklayın.

26 Nisan 2013 Visual Studio Semineri

Visual Studio 2012

Uzun zaman geçmişti Microsoft Türkiye Ofisi'nde seminere katılmayalı. Anlaşılan bu süre biraz daha uzayacak. Hep dem vurmuşumdur hafta içi seminer yapmayın ben ve tanıdıklarım katılamıyor şikayetçiyiz diye ama... Zaten kotası az olan bir lokasyon için pek sorun değil sanırım.

26 Nisan 2013 tarihinde Microsoft Türkiye Ofisi İstanbul'da Visual Studio semineri var. Seminer içeriği Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (Application Lifecycle Management).

Seminerin sunumunu yapacak kişi ise David Chappell isminde abimiz. Windows Azure semineri ile ilgili bir haberimde yine bu abimizden söz etmiştim ve o haberde tanımadığım için hakkında kısa bir bilgi de vermiştim. Sunum sonrasında bir saatlik başarı hikayeleri kısmı bulunuyor. Direkt etkinlik detaylarını paylaşayım en iyisi. Orada görüşmemek üzere!

Seminere katılmak isteyen kişiler buraya tıklayabilir.

Etkinlik detayları:

Tarih: 26 Nisan 2013
Saat: 09:30 – 12:30
Yer: Microsoft Istanbul Ofisi
Salon: Jüpiter 1-2
Adres: Aydın Sok. No.7
Bellevue Residence
Levent, Istanbul 

Ajanda

 

 

8:30–9:30

Kahvaltı ve Kayıt

 

9.30–9.45

Hoşgeldiniz

Cavit Yantaç

9.45–10.30

Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi: BT Yöneticileri için farklı bir bakış açısı

David Chappell

10.30–10.45

Kahve Molası

 

10:45–11.30

Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi: BT Yöneticileri için farklı bir bakış açısı

David Chappell

11:30–12:30

Başarı Hikayesi

Havelsan