Fırat Esmer

ANLATILAN SENİN HİKAYENDİR - KARL MARX

Razer - Şikayet

Razer Logo

Şikayet temalı yazılarım, içerisinde yaşadığımız kapitalist sistem sürdükçe var olacak. Bu günkü yazımın kahramanı Razer. Umarım yazdıklarım ürünü/hizmeti satın alma noktasında olanlara yardımcı oluyordur da ben de burada kendi kendime şikayet edip deşarj olmuyorumdur.

Hikayeme direkt başlıyorum. Çocukluğumdan beri oyunlarla aram iyidir. Gerek SNES (Super Nintendo) gerekse bilgisayar hep yakın olmuştur. Oyun kategorileri arasında FPS'ye ayrı bir ilgim var. Dolayısıyla bilgisayar ürünlerinde belli parçaları FPS'ye özel almaya çalışıyorum. Başta mouse geliyor. Mouse'u da Razer DeathAdder 2013 (Model : RZ01-0084) aldım. 2014 yılının Nisan-Mayıs ayı gibi 100-130 TL fiyat aralığında aldım. Şu an ürün daha pahalı çünkü kur farkı Büyük Türkiye'de daha fazla.

Nasıl ki bir insanın en temel ihtiyaçlarının başında konut, gıda ve güvenlik geliyorsa mouse'dan da yapmasını beklediğimiz ilk şey "tıklaması"dır öyle değil mi? Mouse'tan sonuçta bu beklenir. Bu mouse bunu bir süre sonra sağlayamıyor ya da şöyle diyeyim, fazlasıyla sağlıyor. Çift tıklama sorunu. Araştırdım, baktım ki abov. İnternet dünyası kaynıyor. Kronik sorun. Herkes şikayetçi. Güncelleme öneren, temizlik yap diyen, çöpe at diyeniyle yüzlerce yorum var internette/forumlarda. Size mouse'un da fotoğrafını atacağım ki hor kullanmadığımı ve içi boş yorumlarla eleştirmediğimi görün.

Öncelikle mouse'un kullanımı için Razer'ın yazmış olduğu Synapse uygulamasından bahsedeyim. Hiçbir işe yaramıyor. Hatta çift tıklama sorununu çözmek için programı silin diyenler var. Bana bunu Razer Support'tan birisi bile söylemişti. E sileceksek ne anlamı kaldı? Sonuçta ayarlarımız, profillerimiz o uygulamada. Neyse, sildim. Olmadı. Sıkıştırılmış dosyalarla güncellemeler yolladılar, bir süre olur gibi oldu sonra yine olmadı. Sonra bir şekilde "füüüüyt" kendiliğinden düzeldi. Bir süre daha kullandım. Bu sefer sorun scroll. Scroll yaptığımda bir yukarı bir aşağı kayıyor. Aslında 2 ileri 1 geri diyelim. Aşağı scroll yapıyorsanız sonunda bir miktar yukarı, tam tersinde ise aşağı kayıyor. "Sonuçta kaç yıllık mouse, bunun da bir temizlikten geçmesi lazım" diyerek mouse'un nasıl parçalarına ayrıldığına dair video izlemeye başladım. İlk adım, mouse'un altındaki 3 vidayı sökün. O 3 vidadan hiçbirisini sökemedim. Başkalarına verdim onlar da sökemedi. Mouse'un altındaki, köşelerde bulunan ve sürtünmeyi azaltan yapışkanlı parçaları da bir daha yapıştıramadım ve hikayem burada son buldu. Sorunlar kronik olmasa onarıma göndereceğim ama... Sorunlar bitmiyor.

Aşağıdaki fotoğraflar da mouse'un son hali, az önce çektim.

Razer

Razer 2

Not

  • Razer DeathAdder 2013 kullanmadan önce başka bir Razer mouse kullanmışlığım var: Razer Diamondback. Birisi tarafından hediye edildi, bir süre sonra onun da scroll'u bozuldu ama ürün sıfır değildi. O yüzden pek de ciddiye almamıştım o sorunu,
  • Mouse belki de klavyeden sonra bilgisayarın en çok kullanılan parçası olabilir, o yüzden kolayca kirlenip bozuluyor da olabilir fakat yıllarca sorunsuzca kullandığım mouselar da oldu o yüzden...

BİR DAHA RAZER BEL-Kİ. BİR İHTİMAL. SANMIYORUM.

LG - Şikayet

LG

Merhaba arkadaşlar. Gün geçmiyor ki kapitalist sistemin "rekabet kaliteyi artırır yalanıyla" yine çok uluslu bir firmanın mağduriyetini yaşamayalım. Bu sefer bize kazık atan firma : LG.

"Merhaba. Benim param var ve paramla hizmet satın alıp mağduriyet yaşamak istiyorum." mu diyorsunuz? O halde doğru yerdesiniz. LG, Life is Good. Life is Good çünkü sattıkları ürünlerin hizmetini sağlayamıyorlar. Yani hayat onlara güzel, bize değil.

Anneme ait LG G2 model telefonumu dün Android 4.4.2 (KitKat) versiyondan Android 5.0.2 (Lollipop) versiyonuna yükledim. Yüklemeden önce de tüm medya dosyalarını manuel yedekledim. Geri kalan tüm uygulamaları, rehberi, ayarları ve mesajları ise LG'nin resmi (official) Windows uygulaması LG PC Suite aracılığıyla yedekledim. Anlayacağınız kafam rahat, güncelleme de bitmiş şimdi yapılması gereken tek şey yedeği geri yüklemek... Ve Murphy Kanunları devreye girer. Yapılması gereken tek ve en önemli iş olan yedeği yüklemek terleten boyutlara ulaşmaya başlar. Söz konusu elektronik ortamda bir sorunu gidermekse genelde içimiz rahat olur çünkü her şeyin bir çözümü internetin en derin ve karanlık köşesinde de olsa bulunur ve çözüme kavuşulur. Benim sorunum için yapılacak hiçbir şey yoktu, çünkü LG'nin resmi uygulaması LG PC Suite yedeği yükleme işlemi çalışmıyormuş. Evet, çalışmıyormuş. %100'de takılıyor, devamı gelmiyor.

Tabi ben daha umudumu yitirmeden önce LG destek sayfasına girdim. Baktım ki destek birimiyle chat yapabiliyorsunuz fakat gece geç saatler olduğu için ben de ABD merkezli desteğe bağlandım. Konuştuk ve bana sunabildikleri tek çözüm yedeği yükleme işleminde %100 olsa bile 3-4 saat beklememmiş. Ben de bir bildikleri vardır diye bekledim fakat 20-30 dk. sonra uygulama kendisi "telefonunuzun bağlantısı koptu" diye uyarı veriyor ve işlem iptal oluyor. Yani bırakın 3-4 saati yarım saat bile bekleyemiyordum, yani tırt. Bir daha bağlandım. Nereden bağlanıyorsunuz dedi ben de dürüstçe (?) Türkiye dedim ve o an anladım. "O halde LG Türkiye ile irtibat kurmanız gerekiyor" dediler. "Ne alaka peki?" dedim. Dil ayarları farklı filan sıktılar 1-2 şey ve kapattık. Sabah oldu LG Türkiye müşteri destek ile chat yapmaya başladım. Dedim ki "yazılımcılarınıza söyleyin, yapamayacaklarsa programı bana haber verin ben yapayım bari?" Çünkü çalışmayan bir programa güncelleme yayınlamak, güncelleme kontrolü yaptırmak nedir yani... LG Türkiye ise daha büyük bir komediye imza attı. Telefonumun IMEI numarasını istediler, verdim. Bu telefon LG Türkiye adına kayıtlı değil, nereden aldıysanız orası ile irtibar kurun dediler ve kapattılar. Bu telefonu da abim senelerce önce internet üzerinden fakat Türkiye'den aldı. Düşünsenize ben bunu X.com adlı bir siteden alıyorum ve satın aldığım yer ile irtibat kurup "LG PC Suite programı yedeği yükleyemiyor ne yapmamız lazım?" diyorum. Böyle saçmalık mı olur be? Adam "Ne bileyim ben? Programı yazan ekipten biz mi sorumluyuz?" diyecek haklı olarak. Geriye de LG kalıyor fakat LG de yardımcı olmuyor.

Şimdi saçmalıkları bir sıralayalım:

  1. Böylesine ciddi bir durumda kronik soruna sebep olan yazılımın LG'ye ait olması yüz kızartıcı,
  2. Telefonumun sistemde bulunamaması bir facia,
  3. Programda bulunan bir soruna yaklaşım biçimleri önce müşteri olup olmadığınızla başlıyor. Programda hata varmış, şirkete zarar verebilirmiş, müşteri desteği kalitesi filan bunlar yalan dolan arkadaşlar. Bu sözler bu toprakları terk edeli çok oluyor,
  4. Bu program öyle geliştirilmesi yıllar önce bitmiş bir program değil, ara ara güncelleme almasına rağmen bu sorun devam ediyor.

Sorunun programda değil de telefonda olmadığını nasıl anladım? İnternette sorunla ilgili arama yaptığım an umudumun kalmadığını anladım. Herkes aynı sorundan muzdarip. Sadece G2 de değil. G3'te de aynı sorun var G4'te de, G5'te de. Kimse aldığı yedeği tekrardan telefonuna yükleyemiyor.

Yine olan bize oldu. Verilerimizi kaybettik az buz değil. Dijital ortamda başınıza gelebilecek en kötü senaryolardan birisi bana göre.

Üstad George Carlin bundan bahsetmişti : "Reklam Ninnisi"

İzlemeyeceğim özet geçer misiniz diyenlere buyrun :

Bir daha LG AS-LA.

Hewlett Packard - Şikayet

Hewlett-Packard

Bu yazımda, IT sektörünün önde gelen firmalarından birisi olan HP ile ilgili görüşlerimi yazacağım. Tabi ki durup dururken övmeyeceğime göre bu yazı bayağı isyan ve öfke dolu olacak.

2010 yılının yanlış hatırlamıyorsam Eylül ayında laptop alma ihtiyacı duydum. HP'nin "dv6-3050et" modeli önerildi. 2 bin TL'ye yakındı. i7 3.nesil işlemcisi, 4 GB ram'i, ATI Radeon HD 5xxx serisi ekran kartı vardı. Fena değildi. Tasarımı da hoştu. Aldım... Ve kabus başladı.

İlk 4 ay gibi bir süre performansın dibine vurdum. Adeta uçuyordum. Sonra laptop inanılmaz absürd derecede ısınmaya başladı. Zaten tasarımında fan deliklerinin hep hatalı yerde olduğuna dair kuşkularım vardı ama neyse diyordum. Artık diyememeye başladım. 90 dereceye gelip kapanmalar başladı. Kaldı ki bir programcı olarak bilgisayarın püf noktalarını, nasıl kullanılması gerektiğini ve periyodik bakımlarının ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğini biliyordum lakin onlar da işlememeye başladı. Artık laptop bana itaat etmemeye başladı. Ben onun kölesi olmuştum.

Soğutucu aldım, tüm gereksiz işlemleri sonlandırdım, driverlarımı (sürücü) güncel tuttum yine olmadı. Laptopun içini açtım tüm fan deliklerini sıkıştırılmış hava temizledim. Termal macun sürülmesi gereken yerlere sürdüm. Zaten laptopun içini açtığımda termal macuna dair bir şey yoktu, hepsi buharlaşmış atmosfere karışmıştı. Bir süre daha 65-70 derece civarında gezdi. Gülmeyin, bu benim için bir başarıydı. Sonraki günler yine sapıttı. Artık son noktaya geldiğimde youtube videosu izlediğimde 5 dk. sonra kapanmaya başladı.

Bu işin bir de sosyal etkisi var. "Fırat programcı adamsın bu ne biçim laptop", "sen bu işlerden anlardın ne oldu da böyle boktan bir laptopa kaldın", "benim laptop bile i3 ama kaldırıyor" tarzı arkadaşlarımın söylemleriyle eziliyordum. HP'nin dv6 serisinden önceki modellerinde sorun varmış, ama bu seride düzeltilmiş sözleri de etkiliydi beni bu laptopu almamda. Kaldı ki "Elitebook" serisi bir kamyonu rampada durdurabilecek büyüklüğe sahip olmasına rağmen güçlü bir makineydi. Bu olmamıştı. dv6 olmamış HP. Bir arkadaşım da laptopu aldığım vakit bana güvenerek laptopu almış ve bana "moruk benim laptop sürekli ısınıp kapanıyor" dediğinde içim kan ağlıyordu.

Servise vermek benim için kabul edilebilir bir şey değildi çünkü programcı adamın bırakın 15 günü 1 gün bile laptopsuz kalması o kişi için karanlık çağın belirtisidir. İşler bizi bekliyor nereye servise veriyorsun? Vursan vuramıyorsun böyle bir ikilemde kaldım. Servisi aradığımda temizlik ile ilgili yapmam gerekenleri söylediler ki inanın zaten yaptım. Bir seçenek daha sundular. Sıkı tutunun... BIOS GÜNCELLEMESİ. Evet, bir BIOS güncellemesi her şeyi çözebilirmiş. Bana 10 KB'lık bir exe yolladılar ve çalıştırıp sonuçlara tekrar bakmamı istediler. Ah... Hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Tabi ki olmadı. Konu güncellemelere gelmişken şunu da belirteyim. Windows 8 yükledim, evet bir hata yaptım Windows 8 için driver var mı yok mu bakmamıştım. Yokmuş. 2010 yılında çıkan bir laptopun Windows 8 için driver sunmaması gülünç. Böyle şirket olmaz olsun dedim. Olmadı, o yıl yanlış hatırlamıyorsam 9 milyar dolar gibi "oh dedirten" miktarda zarar yazdılar hanelerine. Türkiye'deki çoğu teknik destek birimini kapattıklarına dair duyum aldım. Hatta işten çıkartılan bir kişi benim arkadaşımdı. Yazıcı kartuşu bittiğinde yazıcıdan daha pahalı kartuşu satmaya benzemez bu işler HP.

Şimdi böyle bir laptopa sahip olmanın avantajlarını yazacağım

  • Çıkardığı ses bir Apache helikopterininkine yakın olduğu için sizi bir nevi helikopter sürüyormuş havasına sokuyor. Karşınızda sizin sahip olduğunuz askerin 10 katına sahip bir ordu ile karşılaşırsanız hemen 2-3 tane dv6 model HP laptopu yan yana açın "bu adamların ne manyak hava gücü var" diyerek arkalarına bakmadan kaçacaklardır.
  • Üşüme derdine son. Tabi, bu kadar ısınıp da ortamı ısıtmaması mümkün mü? Küresel ısınmanın veya buzulların erimesinin gerçekten çok-uluslu şirketlerin, devletlerin veya 3-5 ineğin osuruğu ile sera gazının artmasına bağlıyorsanız yanılıyorsunuz. Suçlu : HP dv6.
  • Dayanıklılığna gelirsek, bu kadar sıcaklığa dayanan dış kaplama size aktif bir volkanik yanardağın yanında çalışma fırsatı verebilir. dv6 model HP laptopun üzerine sıçrayacak lav parçası inanın sönecektir. Sen kimsin ki dv6'nın üzerine sıçrıyorsun? Kendini daha mı sıcak sanıyorsun nedir yani?

Touchpad'inin de inanılmaz boyutlarda kalitesiz olduğunu belirteyim.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

Bir daha HP AS-LA.